3 Kasım 2008 Pazartesi

yağmuru sakladım içime, tam kurumuş ölüyorken..

Ne yazacağım, nerden başlayıp nasıl kapatacağım hakkında hiçbir fikrim yok... Birkaç saniye düşününce bunun sebebini buldum ama: çünkü zaten ifade etmek istediğim şey içimdeki boşluk.. "boşluk"....

Bir süredir yaşadığım şeylerde kalbimin hiç sızlamadığının, sızlayamadığının farkındaydım.. Üzülecek bir şey bulamıyordum, sevinecek bir şey de... Aklıma geçmişte deli gibi üzüldüğüm şeyler geldiğinde kalbim hiç sızlamıyordu artık, ağlasam da kendimi aptal gibi hissettiğim için ağlıyordum.. Bugünün ne farkı var peki..?

Hiç yorum yok:

Arabesk (?)

Şöyle demişim 25 Eylül 2017’de: “Önce kendine tutun, sonra kendinle bir tuttuğun insanlara, sonra hayatın ta kendisine tutun..” Ne güzel dem...