"Perde açılır. Dekor oldukça sadedir: bir balkon, yerde bir döşek, bir gitar, hareketsiz bir kız. Tek oyuncu: bir heykeltraş. Ve oyun başlar.. Heykeltraş usulca uzanır ve kızı karşısına alır. Önce birasını yudumlar sonra sıcacık bir gülümseme kaplar yüzünü. Kız canlılık hissiyle ürperir, çırılçıplak hisseder kendini, yeni doğmuş gibi, tertemiz.. Halbuki birsürü deliğe girip çıkmıştır bu balkona gelene kadar, göz ucuyla kendi vücudunu süzer, pasaklı bir görüntüyle karşılaşır. Sonra heykeltraşın gözlerindeki yansımasını farkeder; pırıl pırıl.. Heykeltraş hiç görmemiştir o kiri pası, elinin kenarıyla temizleme ihtiyacı bile hissetmemiştir. Kız konuşmaya çalışır ama heykeltraş müzik dinliyor edasıyla bakıyordur ona. Kız ne yapacağını bilemez. Derken bir panik anı yaşanır, kız yine bir zarar göreceğini düşünür; çünkü heykeltraş kocaman elini ona doğru uzatmaktadır. Kızın göğsüne yavaşça dokunur ve bütün duyguları dışarıya atıp umut doldurur o minicik yüreğine. Kız neşe saçmak ister etrafına ama beceremez, gözlerindeki pus izin vermez buna. Sonra heykeltraş o cansız gözlere bakar ve iki kelime dökülür dudaklarından; gözler birden canlanır, ışıltısı ile bütün balkon aydınlanır. Kızın gördüklerini flu yapan tek şey, iki damla mutluluk esintisidir. O dakikadan sonra o döşeğin üzerindeki bütün dokunuşlar kızın her bir parçasına ayrı ayrı hayat verir. Son olarak ellerini tutar heykeltraş genç kızın. Genç kız fark eder ki çok şanslıdır; heyecandan buz gibi olmuş ellerini ısıtacak sıcacık bir yüreğe sahip bir kahraman vardır yanında. Perde kapanmaz, ama dekor büyür, büyür ve sahneye sığmaz olur. Tüm geceler, sabahlar, filmler, müzikler, barlar, sokaklar… hepsi onlarındır artık. Koca evren onlar için dekor olmuş, onlar da kocaman yürekleriyle yer yüzündeki en güzel oyunu sahnelemeye koyulmuşlar."
Her güzel oyunun bir sonu var mıdır? Bilmiyorum, ama bu oyunun bir sonu varmış. Varmış ki, heykeltraş da kız da mutsuz olmuş sonunda..
Önünde var olan bütün yollarda mutsuzluk olduğunu biliyorsa, insanoğlu en az mutsuzluk olanı seçer değil mi? Öyle yaptı kız. Kendine göre mutsuzluklardan mutsuzluk beğendi...
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder