13 Ocak 2013 Pazar

falling forever

Kaldırabileceğimden çok daha büyük bişeyin altına mı giriyorum? Emin olabilsem; bir an bile emin olabilsem çekip giderim. Gider miyim gerçekten? Bişey..engel oluyo. Bunun da altından kalkabilecek kadar güçlü olduğumu bilmek istiyorum belki. Etrafımdaki insanlar bilinçli ya da bilinçsizce senelerce ne kadar güçlü olduğumu test etmedi mi durmaksızın? Ve beni hala ayakta tutan şey bu yaşadıklarımın beni daha güçlü bir insan yaptığını düşünmem değil miydi? Belki şimdi de ben kendimi test etmek istiyorum. Ama ya başarısız olursam korkusu peşimi bıraksın artık. Çok düştüm ama hiç yerden kalkamadığım olmadı ki.. Hiç tam anlamıyla başarısız olmadım ki.. Kimileri benim için üzülerek bana bakarken bile tek bildiğim o an onlardan daha güçlü olduğum değil miydi?

Hayatta kendimi güçsüz ve başarısız hissettiğim tek bir şey var; ve biliyorum ki eğer bunun altından kalkarsam o saçmasapan başarısızlıktan da kurtulmayı başarıcam. Başarısızlık? Çok saçma bir tanım oldu. Zayıflık? Evet zayıflık. O da bitecek biliyorum. Ve sadece olayların akışı içinde bitip gidecek..

Aptallık mı ediyorum?

Hiç yorum yok:

Arabesk (?)

Şöyle demişim 25 Eylül 2017’de: “Önce kendine tutun, sonra kendinle bir tuttuğun insanlara, sonra hayatın ta kendisine tutun..” Ne güzel dem...