Bir ekşi sözlük başlığı aracılığı ile bir blog'a ulaştım. Son iki yazıyı okuduktan sonra 2011 yılına ait ilk iki yazıyı da okudum. 5 yılda hiç tanımadığın bir insanın bile ne kadar değişim geçirdiğini sadece dört yazı ile anlayabiliyorsun.
Sonra aklıma kendi blogum geldi, yıllardır hiç uğramadığım blogum :) Geldim buraya, en son yazımdan son yazıma kadar çoğu yazımı okudum. Bazılarına sadece göz gezdirdim.
Bir kısmı gülümsetti beni, bir kısmı içimde çok derinlerde kalmış birşeyi anımsatıp acı bir tebessüme sebep oldu, bir kısmı özlem duygumu alevlendirdi.. Bazılarında ise kendimden utandım neden böyle cümlelerle ifade etmişim kendimi diye; silmeyi düşündüğüm yazılar oldu hatta, geçmişini kabul et, çocukluk etme dedim sonra kendime.
Yazmayalı çok zaman oldu. Uzun süre günlük tuttum, sonra buraya birşeyler karaladım, bu süreçler boyunca kendi kendime yazdığım şeyler de oldu. Ama uzun zamandır hiç yazmadım. Sık sık aklıma geldi, ama yazmadım. Nedendir bilinmez :) Ama bence iyi yapmadım. Dönüp buraya baktığımda geçen yıllarımı yazmayarak bazı şeyleri çöpe atmışım gibi geldi, sanki geçmişim yarım yamalak gibi. Çok güzel yazdığımı düşündüğümden değil (asla değil:)), kendimi kendi tarihime not düşmeyi atladığımdan dolayı pişmanlığım.
Geçen koskoca 3 yılda bir sürü dönüm noktası, tüm insanların hayatında olduğu gibi benim hayatımda da bir sürü mutluluk, kırgınlık, heyecan yaşandı. Ve şimdi yine bir dönüm noktasındayım. Gidiyorum.
Evlilik zaten bir dönüm noktası iken, henüz 6. ayı dolmak üzere olan bu dönüm noktasını bir de ülke değiştirerek taçlandırma kararı aldık.
Umutluyum, tedirginim, sevinçliyim, hüzünlüyüm.. Belki bugün bir başlangıç olur, belki tekrar kendi tarihime notlar düşmeye başlarım, kim bilir..
Sevgiyle..
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder