14 Eylül 2008 Pazar

eve (?) dönüş..

1 haftadır gün sayıyorum... Okula dönme zamanım yaklaştıkça bi stres bastı üzerimi, hem stres hem rahatlama... Stres; çünkü toparlamam ve taşımam gereken çooook eşya vardı; ayrıca "okul" baskısını şimdiden hissediyorum... Rahatlama; çünkü bu sene için planladıklarımı nihayet uygulamaya başlayabileceğim ve ODTÜ'mü özledim. Ayrıca evim neresi ben de bilmiyorum artık.. Birsürü ısınamadığım Safranbolu'daki bu apartman dairesi, bi türlü odam olarak hissedemediğim bu yer mi; yoksa Faika Demiray Yurdunda canımm arkadaşlarımla yaşadığım 111 numaralı oda mı??

Neyse Cumartesi sabahı geldi çattı sonunda :s ..ve henüz toparlanmaya hiç başlamamış olan ben sabah 11'e doğru işe koyuldum; akşamüstü saat 4 gibi ancak toparlanmayı bitirebildim.

Evet, toplamda 5 parça oldu.. Bu sene, geçen 2 seneye göre daha az ıvır zıvır götürüyorum. Buna rağmen o kadar çok elediğim şey oldu ki: "bunu bayrama geldiğimde götürürüm", "bunu giymesem de olur", "zaten bunu kullanmıyorum", "bu olmadan bayrama kadar idare edeyim"... gibi birsürü cümle kurdum. Ve sonunda bu kadar harekete alışkın olmayan bedenim isyan etti, başağrısı ve benzeri şikayetlerle yığıldım kaldım..

Akşam olduğundaysa sıra anneme geldi :)) Börek ve sarma!!! Burdan Faika ve İsa Demiray sakinlerine duyrulur: bissürü bissürü sarma geliyooooor!! :))

Neyse öyle böyle topladım pılımı pırtımı... Peki ya bunla bitiyo mu?? Tabii ki hayır.. :( Bi de her zaman günlerce ertelediğim, btüm bu eşyaları yerleştirme işi var.. Bu kez kararlıyım, ilk gün boşaltıyorum valizimi! :) Pırıl pırıl olacak her taraf! Bakalım ne kadar sürecek pırıl pırıllığımız? Kaç gün sonra kat görevlisinden laf işitmeye başlayacağız?? :))

Umarım bu kez beni güzel bir sene bekliyordur... Bekle beni ODTÜ! Birkaç saat sonra ordayımm!!

Hiç yorum yok:

Arabesk (?)

Şöyle demişim 25 Eylül 2017’de: “Önce kendine tutun, sonra kendinle bir tuttuğun insanlara, sonra hayatın ta kendisine tutun..” Ne güzel dem...